öğrenme sanatı
Cramming kendi başına kötü değildir. Sorun yöntemdedir.
Gece uykusuz kalıp verimi düşmüş hâlde çalışmak ya da sadece ezberleyip sınavda kusmak — bu ikisi de zayıf yöntemlerdir.
"Cramming kötüdür" — bunu o kadar çok duyduk ki artık sorgulamıyoruz bile.
Ama asıl mesele şu:
Cramming kendi başına kötü değildir. Sorun yöntemdedir.
Gerçek hayatta bazen zaman az olacaktır. Asıl soru şu: o kısıtlı zamanı nasıl kullanacaksınız.
İnsanlar genellikle iki hata yapar —
Hata 1: Gece uykusuz kalıp verimi düşmüş hâlde çalışmak. Hata 2: Sadece ezberleyip sınavda kusmak.
İkisi de zayıf, kısa ömürlü bir bilgi oluşturur. İlki ise daha da kötüdür — çünkü uykusuz okuduğunuz şey zaten birikmez (06. günde söylemiştim).
Peki doğru yöntem nedir?
Yöntem: Ders ders değil — katman katman
Çoğu öğrenci dersleri sırayla takip ederek çalışır. Ders 1, sonra 2, sonra 3.
Bunun yerine bütün konuyu tek bir blok olarak alıp katman katman çalışın.
Birinci katman: En büyük ve en önemli kavramlar. Yalnızca onlar, konunun tamamı boyunca. İkinci katman: Bunların bir alt basamağındaki fikirler. Üçüncü katman: Ayrıntılar.
Yani yukarıdan aşağıya iniyorsunuz, soldan sağa ilerlemiyorsunuz.
Bu neden işe yarar?
Temel kavramları önce yerleştirirseniz bunlar bir çerçeve oluşturur. Çerçeve olunca da geri kalanını mantık yürüterek tahmin edebilirsiniz.
Burada birçok kişiyi şaşırtan bir hesap var:
Bu sayede hiç çalışmadığınız bir soruyu bile doğru yapma ihtimaliniz yüzde 25'den yüzde 70'ye kadar çıkabilir.
Bir düşünün. Konuyu okumadınız — ama temel çerçeveyi bildiğiniz için mantık yürüterek çoğu zaman doğru cevaba ulaşıyorsunuz.
İşte çerçevenin gücü budur.
En önemli hesap
Birbirinden kopuk 60 bilgiyi yüzeysel ezberlemektense, 20 kavramı derinlemesine anlayıp aralarındaki ilişkiyi bilmek çok daha fazla puan getirir — özellikle kısa cevaplı sorularda.
Çünkü birbirinden kopuk 60 bilginin her biri yalnızca tek bir sorunun cevabını verir (o soru gelirse). Ama birbiriyle ilişkili 20 kavram bir araya gelerek sayısız sorunun cevabını üretebilir.
Flash card nerede?
Ayrıntılar için flash card tutun — bir sakıncası yok.
Ama şunu aklınızda tutun; duyması zor ama doğru:
Ezberlediğiniz ayrıntıların yaklaşık yüzde 90'i sınavda hiç çıkmaz.
İşte bu yüzden — son dakikada notları karıştırmak aslında endişedir, öğrenme değil.
Sınavdan önceki yarım saatte notları çevirip dururken yaşadığınız şey hazırlık değildir. O, kaygıyı yatıştırmaya yönelik bir alışkanlıktır. Onun yerine o süreyi sakin geçirip, dua okuyup, zihninizi berrak tutarak sınava girerseniz çok daha iyi yaparsınız.
Asıl hedef nedir?
Gerçek bilgi, first principles'tan mantık yürüterek noktaları birleştirmekle işler.
Sınavda, meslekte, hayatta — her yerde.
Hiçbir zaman her şeyi bilemeyeceksiniz. Kimse bilmez. Ama temel ilkeleri biliyorsanız bilmediğiniz durumlarda bile mantık yürüterek ilerleyebilirsiniz.
Bu beceriyi ne kadar geliştirirseniz o kadar önde olursunuz — yalnızca bu sınavda değil, her yerde.
Yarın 27. gün — Yapay zekâ ile öğrenme: Kendi aklınızı kaybetmeden ondan nasıl yararlanacaksınız.
Sınav öncesi gece uykunuzdan kesmeyin — bugünün en etkili tavsiyesi budur.
Allah sınavlarımızda bize en güzel başarıyı nasip etsin. Amin.
Bu yazı, "Öğrenme Sanatı" kitabının bir bölümüyle ilgilidir. Kitabın bütün yapısı, diğer bölümleri ve ilim, dua ve rukye kısmı kitapta yer almaktadır — Kitaba göz atın
Daha fazla oku
10 saat okudunuz. Öğrenilen ise 1 saatlik oldu.
Kimsenin size öğretmediği bir hesap var — oysa her şeyi belirleyen tam da bu.
Asıl engeliniz tam olarak nerede?
Herkes bir teknik arıyor. Ama yanlış yere teknik uygulandığında hiçbir şey değişmez.
Her şeyi doğru yapıyorsunuz. Peki sonuç neden yerinden kıpırdamıyor?
Anki kullanıyorsunuz, active recall yapıyorsunuz, spaced repetition'a uyuyorsunuz — yine de takılıp kaldınız.