Bu makale Raqi Faisal Ahmed Sabit tarafından hazırlanmıştır. Bir hata fark ederseniz lütfen bize WhatsApp üzerinden +880 1886-608999 numarasına mesaj gönderin. Bengalce orijinali oku → Kur'an mealleri: Diyanet Isleri.

← Öğrenme Sanatı — 30. gün

öğrenme sanatı

10 saat okudunuz. Öğrenilen ise 1 saatlik oldu.

Kimsenin size öğretmediği bir hesap var — oysa her şeyi belirleyen tam da bu.

öğrenme sanatıokumaköğrenciçalışma ipuçlarıkitap
10 saat okudunuz. Öğrenilen ise 1 saatlik oldu.

Bugünden itibaren bir seri başlatıyorum. 30 gün, 30 yazı — her gün tam bir konu; okur okumaz bugünden uygulamaya koyabileceğiniz bir konu.

En önemli sözle başlayalım.

Gece boyunca uyanık kalıp okudunuz. Sayfalar bitti, altı çizildi, not defteri doldu. Yine de sınav salonunda oturunca içiniz boş geldi.

Ve tam o anda aklınıza şu söz geldi: "Hafızam herhalde zayıf." Ya da: "Herhalde yeterince çalışmıyorum."

Ben de yıllarca kendime bu sözü söyledim. Çok sonra anladım ki bunu düşünmek bile yanlıştı.

Sorun zekâda değildi. Sorun öğrenme yönteminde idi.

Çünkü okumak ile öğrenmek aynı şey değildir.

Okumak (studying) dışarıdaki iştir. Kitabı açmak, derste oturmak, not yazmak, altını çizmek. Bu gözle görülür, saatle ölçülür ve bu yüzden onu çabanın kanıtı sayarız.

Öğrenmek (learning) zihnin içindeki süreçtir — bilginin gerçekten yerleştiği, önceki bilgiyle birleştiği ve gerektiğinde kendiliğinden ortaya çıktığı yerdir. Bu gözle görülmez. Bu yüzden onu hesaba bile katmayız.

Ve en önemli söz şu: Her okuma aynı öğrenmeyi oluşturmaz.

Diyelim ki 10 saat okudunuz, ama yalnızca yüzde 10 etkili olan bir yöntemle. O zaman o 10 saatte gerçek öğreniminiz yalnızca 1 saate denk oldu.

Yanınızdaki arkadaş belki 4 saat okudu, ama yüzde 70 etkili bir yöntemle. Onun öğrendiği yaklaşık 3 saatlik oldu.

Siz daha çok emek verdiniz. O daha çok öğrendi.

İşte pek çok öğrencinin özgüvenini kıran haksızlık tam da burada. Çalışıyorsunuz, doğru — ama hesap yanlış yerde yapılıyor.

Saatlerin hesabı değil. Her saatte ne kadar öğrenildiği — asıl soru budur.

Peki bugünden itibaren ne yapacaksınız? Beş şey, çok basit —

1. Saat saymayı bırakın. Okumanın sonunda kitabı kapatıp deftere yazın — neler hatırlıyorsunuz. Yazabildiğiniz kadarı bugünün gerçek hesabıdır. Gerisi yalnızca oturmaktı.

2. Sıkılmak kırmızı alarmdır. Okurken uyuklama gelirse, gözlerinizin hareket ettiğini ama zihninizin çalışmadığını hissederseniz — yöntemin passive olduğunu anlayın. Hemen değiştirin, saati artırmayın.

3. Rahatsızlıktan korkmayın. Okurken biraz kafanızın karışması, biraz zor gelmesi — bu başarısızlık belirtisi değildir. Bu, beynin derinlemesine çalıştığının belirtisidir. Etkili yöntemlerin neredeyse hepsi emek gerektirir.

4. Her konuda bir soru sorun — "Bu kopuk bir bilgi mi, yoksa daha önce öğrendiklerimle birleşiyor mu?" Birleştirme alışkanlığı hafızayı güçlendirir.

5. Günün sonunda kendinize sorun — "Bugün kaç saat okudum?" değil, aksine "Bugün her saatte ne kadar öğrendim?"

Yalnızca bu tek soruyu değiştirirseniz, geri kalan pek çok şey de kendiliğinden değişmeye başlar.

Son olarak, sıkça unuttuğumuz bir söz. Yöntem ne kadar iyi olursa olsun, ilim yolunda Allah'ın tevfiki olmadan hiçbir şey tamamlanmaz. Bu yüzden okumaya oturmadan önce dua unutulmasın — Rabbi zidni ilma (Rabbim, ilmimi artır).

Yarın 02. gün — öğrenmenin beş boyutu, yani asıl engelinizin tam olarak nerede olduğunu belirleme yöntemi. Bizimle kalın.

Allah bize faydalı ilim versin. Âmin.

Bu yazı "Öğrenme Sanatı" kitabının bir bölümünden alınmıştır. Kitabın bütün yapısı, diğer bölümler ve ilim, dua ve rukye bölümü kitapta yer almaktadır — Kitabı görün

Daha fazla oku