Bu makale Raqi Faisal Ahmed Sabit tarafından hazırlanmıştır. Bir hata fark ederseniz lütfen bize WhatsApp üzerinden +880 1886-608999 numarasına mesaj gönderin. Bengalce orijinali oku → Kur'an mealleri: Diyanet Isleri.

← Öğrenme Sanatı — 30. gün

öğrenme sanatı

Her şeyi aklınızda tutmaya çalışmayın. Her şeyi de not etmeyin.

İkisi de öğrenmeyi engeller. İkisinin ortasında üçüncü bir yol var.

öğrenme sanatınotlarders çalışmaöğrenciçalışma ipuçları
Her şeyi aklınızda tutmaya çalışmayın. Her şeyi de not etmeyin.

Sınıfta iki tür öğrenci görmüşsünüzdür mutlaka.

Bir grup hiçbir şey yazmadan oturur. "Dinleyip anlıyorum, yazmaya gerek yok." Bir süre sonra bakarsınız ki kafasındaki her şey birbirine dolanmış.

Diğer grup ise tahtadaki her kelimeyi aynen not eder. Defter dolar, görünüşü gayet güzeldir.

İkisi de yanlış. Üstelik ikincisi daha tehlikeli.

Neden? Çünkü aynen not alınca emek verme hissi kalır, oysa öğrenmenin gerekli süreci atlanmış olur. El çalışıyor, kafa çalışmıyor.

Ortada üçüncü bir yol var. Adı — kâğıt üzerinde düşünmek.

Fark şu: Not alırken kâğıt hafıza yeridir. Kâğıt üzerinde düşünürken ise kâğıt düşünme masasıdır.

Parçaları kâğıda dökersiniz — anahtar kelimeler, fikirler, sorular. Sonra gözünüzün önünde onları yer değiştirerek düzenli biçimde düşünürsünüz. Zihnin yükü hafifler, beynin bütün gücü de asıl işe — yani bağlantı aramaya — harcanır.

Üç ilke var. Hatırlaması kolay.

İlke 1 — Yanlış yapın (make it wrong)

Anahtar kelimeleri hızlıca yazın. Sonra tahminle bağlantılar çizin, gruplar oluşturun. Doğru olup olmadığını şimdi düşünmeyin.

Buradaki asıl düşman kusursuz yapma eğilimidir. Onu tanıyın ve durdurun.

Çünkü güzel bir şey olur: Yanlış tahmin bile beyni sonradan hızlı öğrenmeye hazırlar. "Bu galiba şundan kaynaklanıyor" diye tahmin edip sonra bunun yanlış olduğunu öğrendiğinizde, doğru cevap çok daha derinlere yerleşir. Çünkü beyniniz o soruyla zaten meşguldü.

Kısacası: Boş bir kâğıttan, yanlışlarla dolu bir kâğıt çok daha işe yarar.

İlke 2 — Kısaltın (make it shorter)

Tam cümle yazmayın. Yalnızca anahtar kelimeler. Güzel yazmaya da gerek yok.

Neden? Çünkü kelimeleri azaltmak zorunda kalınca karar vermeniz gerekir — "Bu paragrafın asıl özü ne?" Bu kararı vermek işte öğrenmenin kendisidir.

Az kelimenin bir büyük faydası daha var: Örüntüler gözünüze çarpar. On anahtar kelimeyi tek sayfada görünce yakalanan ilişkiler, on paragrafta yakalanmaz.

İlke 3 — Yeniden yapın (make it again)

Notlarınız dağınık mı görünüyor? Bir hata mı fark ettiniz? Harika. Yeniden düzenleyin.

Regroup — grupları yeniden bölün. Rearrange — yerlerini değiştirin. Reconnect — bağlantıları yeniden çizin.

Ve işte en şaşırtıcı söz burada:

Hafızayı en çok güçlendiren şey bu yeniden yapılandırmadır — o sırada yeni bir bilgi öğrenmiyor olsanız da.

Bir düşünün. Yeni bir şey okumadan, sadece bildiklerinizi yeniden düzenleyerek en büyük kazancı elde ediyorsunuz. Çünkü düzenlerken beyin her parçayı ele alır, yerini değerlendirir ve ilişkileri yeniden kurar.

Bu nerede işe yarar?

Yalnızca ders çalışırken değil — toplantılarda, tek başına problem çözerken, planlama yaparken, hatta zor bir karar verirken bile. Düşünmenin gerektiği her yerde bu üç ilke düşünme hızını ve berraklığı kat kat artırır.

Bugünün görevi: Bugün okuduğunuz bölümden kitabı kapatıp 15 anahtar kelime yazın. Sonra oklar çizerek bağlantılar kurun. Yanlış olursa olsun. Sonunda bir kez yeniden düzenleyin.

On dakikalık bir iş. Ama farkı kendiniz hissedeceksiniz.

Yarın 12. gün — etkili not alma kuralları: Az yazın, çok düşünün.

Bugün bir kâğıda 15 anahtar kelime yazıp bağlantılar çizerek deneyin. Güzel yapmaya çalışmayın.

Allah bize hikmet nasip etsin. Amin.

Bu yazı "Öğrenme Sanatı" kitabının bir bölümünden hareketle hazırlanmıştır. Bütün çerçeve, kalan bölümler ve ilim, dua ve rukye kısmı kitapta yer almaktadır — Kitaba göz atın

Daha fazla oku