öğrenme sanatı
Bütün gün yattınız. Yine de yorgunsunuz.
Çünkü rest ile recovery — bu ikisi aynı şey değildir.
Cuma gününüz hiç böyle geçti mi?
Bütün gün hiçbir şey yapmadınız. Yatağa uzanıp telefonda kaydırdınız. Videolar izlediniz. Öğleden sonra biraz uyudunuz.
Geceleyin uyumaya giderken fark ettiniz — öncekinden daha yorgunsunuz.
Ve o an şöyle düşündünüz: "Benim sorunum ne? Dinlendiğim halde yorgunum!"
Cevap burada:
Rest ile recovery — bu ikisi aynı şey değildir.
Sadece uzanıp oturmak dinlenme olabilir, ama toparlanma değildir.
Gerçek toparlanma için gereken şey — onarmak istediğiniz sistemin faaliyetini gerçekten azaltmaktır.
Yani: Ayağınız ağrıyorsa ayağınızı dinlendirmeniz gerekir, elinizi değil.
Yorgunluğunuz zihinsel ise, uzanıp yatmak bir işe yaramaz. Zihni durdurmak gerekir.
Telefon tuzağı tam burada
Az çaba, rahatlık demek değildir.
Telefonda kaydırmak fiziksel olarak az çaba gerektirir — parmak dışında hiçbir şey kıpırdamaz. Ama bu aslında az çabalı bir huzursuzluktur.
Çünkü her saniye dopamin dalgası ve sayısız mikro karar var: "Bunu izleyeyim mi? Hayır, sonrakine geçeyim. Bunu beğeneyim mi? Bu doğru mu?"
Beden yatıyor. Ama zihin sürekli koşuyor.
Bu yüzden iki saat kaydırdıktan sonra zihin öncekinden daha yorgun kalır.
Pek çok kişinin bilmediği bir şey daha
Uyku fiziksel yorgunluğu giderir. Ama zihinsel yorgunluk hafta boyunca sürebilir.
İşte bu yüzden sınav haftasında 8 saat uyuduğunuz halde yorgun hissedersiniz. Uyku yeterli, ama zihin hiçbir zaman işten uzaklaşmamıştır.
Çözüm: Psychological detachment (tamamen kapatma)
İşle ilgili düşünceleri işin olduğu yerde bırakın.
Okumayı bitirince kitabı kapatın, masadan kalkın ve müfredatı zihninizden indirin. "Yarın yapılacak çok şey var" — bu düşünceyle dinlenmek, hiç dinlenmemek demektir.
Ve şunu unutmayın — boş bir kaptan bir şey dökülemez. En iyi halinizi korumak bir lüks değil, bir sorumluluktur.
Toparlanmanın dört sütunu
Araştırmalarda dört unsur tekrar tekrar karşımıza çıkıyor —
1. Relaxation (gevşeme) — Gerçek gevşeme. Uyarımın az olduğu sakin bir şey.
2. Psychological detachment (kopma) — İşle ilgili düşüncelerden tamamen uzaklaşmak.
3. Mastery (ustalık) — İlerleme kaydettiğinizi hissettiğiniz bir hobi. Yemek yapmak, hat sanatı, bahçe işleri, herhangi bir spor. Kulağa garip geliyor — dinlenmek için yeni bir şey öğrenmek? Ama işe yarıyor, çünkü başarı duygusu geri geliyor.
4. Control (kontrol) — Kendi seçtiğiniz zaman. En önemlisi budur.
Ve harika haber şu — kendi isteğinizle geçirdiğiniz 15-20 dakika bile işe yarar. Koca bir gün gerekmez. Yeter ki zaman sizin kendi kararınızla geçsin.
Stratejik bir öneri
Planlamayı ortadan kaldırın — önceden kararlaştırın.
İyi işleri önceden takvime yerleştirin ve otopilotta başlayın.
Neden? Çünkü yorgun prefrontal korteks her zaman en kolay yolu seçer. Yorgunken "Ne yapsam" diye düşünmeye oturursanız tek bir cevap çıkar — telefon.
Bu yüzden kararı yorulmadan önce verip bırakın.
Peki takılırsanız?
Tek bir tavsiyem var: Doğaya çıkın.
Yakınınızdaki yeşil alanda kesintisiz 30 dakika geçirin. Haftada en az 120 dakika.
Araştırmalarda yorgunluğa karşı en yakın "sihirli hap" olarak defalarca öne çıkan şey budur. Telefonsuz, sadece yürümek ve bakmak.
Bir mümin için bu vakit daha da anlamlı olabilir — gökyüzüne, ağaçlara, rüzgâra bakıp Yaratıcı'nın âyetleri üzerinde düşünmek. Hem dinlenmiş olursunuz hem de ibadet etmiş olursunuz.
Yarın 24. gün — kısa sürede çok şey öğrenme tekniği.
Bu hafta bir gün 30 dakika — telefonsuz, açık gökyüzünün altında. Sadece bir kez deneyin.
Allah bize sağlık ve huzur versin. Amin.
Bu yazı "Öğrenme Sanatı" kitabının bir bölümünden alınmıştır. Bütün çerçeve, kalan bölümler ve ilim, dua ve rukye kısmı kitapta yer almaktadır — Kitaba göz atın
Daha fazla oku
10 saat okudunuz. Öğrenilen ise 1 saatlik oldu.
Kimsenin size öğretmediği bir hesap var — oysa her şeyi belirleyen tam da bu.
Asıl engeliniz tam olarak nerede?
Herkes bir teknik arıyor. Ama yanlış yere teknik uygulandığında hiçbir şey değişmez.
Her şeyi doğru yapıyorsunuz. Peki sonuç neden yerinden kıpırdamıyor?
Anki kullanıyorsunuz, active recall yapıyorsunuz, spaced repetition'a uyuyorsunuz — yine de takılıp kaldınız.