Bu makale Raqi Faisal Ahmed Sabit tarafından hazırlanmıştır. Bir hata fark ederseniz lütfen bize WhatsApp üzerinden +880 1886-608999 numarasına mesaj gönderin. Bengalce orijinali oku → Kur'an mealleri: Diyanet Isleri.

← Sadaka ile hastanın tedavisi

Sadaka

Sadakanın derin etki bırakması için 6 adım

Serimizin önceki yazılarında şunu gördük: Sadaka, hastalık ve musibeti gidermenin şer'î bakımdan sabit bir yoludur; ancak doktorun ya da rukyenin yerine ge

Sadakarukyehadis doğrulaması
Bu makalede
  1. Sadaka vermek yeterli mi, yoksa kuralları da var mı?
  2. Adım 1 — Sadakayı kendi temiz (helal) malınızdan verin
  3. Adım 2 — Sadaka verirken hastanın şifası niyetini taşıyın
  4. Adım 3 — İmkânınız varsa sadakada cömert olun
  5. Adım 4 — Sadakayı yalnızca Allah'ın rızası için hâlis kılın
  6. Adım 5 — Sadaka için muhtaç, dürüst ve takva sahibi birini arayıp bulun
  7. Adım 6 — Şifa veren Allah hakkında hüsnüzan besleyin
  8. Bütün adımlara birlikte uyun
  9. Kaynaklar
  10. Kur'an
  11. Hadis

Sadaka vermek yeterli mi, yoksa kuralları da var mı?

Serimizin önceki yazılarında şunu gördük: Sadaka, hastalık ve musibeti gidermenin şer'î bakımdan sabit bir yoludur; ancak doktorun ya da rukyenin yerine geçmez, bunların yanında ek bir sebeptir. Şimdi akla doğal bir soru geliyor: Peki sadakayı herhangi bir şekilde, herhangi bir zamanda, herhangi bir niyetle versek de aynı sonucu mu alırız? «من عجائب العلاج بالصدقة» kitabının yazarı bu soruya açık ve uygulamaya yönelik bir cevap vermiştir. Şöyle yazıyor: "Eğer sadaka ile hastanızı tedavi etmek ve Allah Teâlâ'nın izniyle bunun meyvesini toplamak istiyorsanız... aşağıdaki kolay adımları izleyin." Ardından her birine Kur'an'dan ya da hadisten bir delil ekleyerek altı adım saymıştır. Bugünkü yazımızda bu altı adıma sırayla bakacağız: Her birinin anlamı nedir, delili nedir ve bugün onu kendi hayatınızda nasıl uygulayabilirsiniz.

Adım 1 — Sadakayı kendi temiz (helal) malınızdan verin

İlk adım en temel olanıdır, ama birçok kişi buna önem vermez. Yazar şöyle der: "Sadaka vesilesiyle hastanızın çabuk ve tam şifa bulmasını istiyorsanız, Allah Teâlâ'nın size verdiği malın temiz (helal) kısmından sadaka verin; çünkü Allah Teâlâ temizdir, temizden başkasını kabul etmez." Bunun delili olarak Bakara Suresi'nden şu ayeti getirmiştir:

﴿يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا أَنْفِقُوا مِنْ طَيِّبَاتِ مَا كَسَبْتُمْ وَمِمَّا أَخْرَجْنَا لَكُمْ مِنَ الْأَرْضِ وَلا تَيَمَّمُوا الْخَبِيثَ مِنْهُ تُنْفِقُونَ وَلَسْتُمْ بِآخِذِيهِ إِلَّا أَنْ تُغْمِضُوا فِيهِ وَاعْلَمُوا أَنَّ اللَّهَ غَنِيٌّ حَمِيـدٌ﴾

Ey İnananlar! Kazandıklarınızın temizlerinden ve size yerden çıkardıklarımızdan sarfedin; iğrenmeden alamıyacağınız pis şeyleri vermeye kalkmayın. Allah'ın müstağni ve övülmeye layık olduğunu bilin. (Sure Al-Baqara 2:267 — Diyanet Isleri)

Bugün uygulayın: Sadaka için parayı ayırmadan önce kendinize bir kez sorun: Bu paranın kaynağı temiz mi? Şüpheli kazançtan, faizle karışmış kısımdan ya da rüşvet parasından sadaka vermeyin; helal olan kısımdan verin; az da olsa Allah katında makbul olan odur. Birçok kişi, hastalık ne kadar ağırsa sadakanın kaynağı o kadar az önemlidir diye düşünür; oysa ayet tam tersini söylemektedir. Allah'ın kendisi temizdir, bu yüzden kirli ya da şüpheli maldan verilen sadakayı sevmez; hatta bunun reddedilme ihtimali daha yüksektir. Bu yüzden sadaka vermeden önce hesabı bir kez dürüstçe yapmak gerekir: Maaşınızdan, ticaret kârınızdan ya da hediyelerinizden kesin olarak helal olan kısımdan başlayın.

Adım 2 — Sadaka verirken hastanın şifası niyetini taşıyın

Sadece elle para ya da yiyecek vermek yetmez; yazar niyet üzerinde durmuştur. Şöyle der: "Bu sadakayı verdiğinizde, hastanızın şifası niyetiyle verin." Delil olarak şu meşhur hadisi getirmiştir:

( إنما الأعمال بالنيات وإنما لكل امرئ مانوى )<br>«Şüphesiz bütün ameller niyetlere göredir ve herkes ancak niyet ettiğinin karşılığını bulur.» — Bukhari rivayet etmiştir.

Bugün uygulayın: Sadakayı elinizle verdiğiniz anda içinizden şöyle deyin: "Allah'ım, bu sadakayı benim/hastamın şifası niyetiyle veriyorum." Dille söylemeye gerek yoktur; bu niyeti kalpte canlı tutmak yeterlidir.

Adım 3 — İmkânınız varsa sadakada cömert olun

Eli geniş olanlar için bu adım özellikle geçerlidir. Yazar şöyle yazar: "Zenginseniz sadakada cömert olun. Peygamber ﷺ cömert ve bağışı bol biriydi; öyle verirdi ki 'sanki fakirlikten korkmazdı' — Müslim rivayet etmiştir." Burada dikkat çekici olan, bu adımın cimriliği hoş görmemesidir; özellikle hastalık ağır ve ihtiyaç büyükken, imkânı olan kişinin hesap kitap yaparak az verme eğilimini aşması gerekir.

Bugün uygulayın: Allah size bolluk verdiyse, hasta için sadaka miktarını belirlerken kendi imkânınıza dürüstçe bir bakın; cimrilik yüzünden azıcık bir şey verip işi geçiştirmeyin. Unutmayın, cömertlik imkânsız olanı vermek ya da borçlanıp vermek demek değildir; kolaylıkla ve rahatlıkla verebileceğiniz miktar içinden en güzel olanı seçmektir. Özellikle sevdiğiniz biri ağır hastayken "sonra bakarız" diyerek sadakayı ertelemeden, imkânınıza göre çabuk ve geniş bir gönülle davranmak Peygamber ﷺ örnekliğine uygundur.

Adım 4 — Sadakayı yalnızca Allah'ın rızası için hâlis kılın

Bu adım, dıştaki amelden çok kalbin durumuna önem verir. Yazar şöyle der: "Çünkü amel ne kadar eksiksiz olur ve Allah Teâlâ için ne kadar ihlaslı yapılırsa, sevabı ve meyvesi de o kadar eksiksiz ve o kadar yüce olur." Ardından, Allah'ın kıyamet günü Arş'ının gölgesinde gölgelendireceği yedi kişinin hadisini hatırlatır; bunlardan biri gizlice sadaka verendir:

( ورجل تصدق بصدقـة فأخفاها حتى لا تعلم يمينـه ما تنفق شماله )<br>«Ve öyle gizlice sadaka veren kişi ki, sağ eli sol elinin ne harcadığını bilmez.» — Muttefekun aleyh.

Yazar burada şunu ekler: "Bunda amelde ihlasa büyük bir teşvik vardır." (Not: Bu hadisin lafız düzeni hakkında hadis ilminde teknik bir tartışma vardır — hangi elin önce, hangisinin sonra geleceği — bu da bu uygulamalı yazının kapsamı dışındadır; biz burada asıl kitabın kendi metnini aynen aktardık.)

Bugün uygulayın: Sadaka verdikten sonra bunu sosyal medyada duyurma ya da insanlara gösterme isteğinden kendinizi uzak tutun. Mümkün olduğunca, hasta için verdiğiniz sadakayı kendinizle Allah arasında tutun; hastaya bile bildirmeden verirseniz daha da güzel olur.

Adım 5 — Sadaka için muhtaç, dürüst ve takva sahibi birini arayıp bulun

Sadakayı kime verdiğiniz de önemlidir. Yazarın ifadesiyle: "Sadakanız Allah Teâlâ'nın izniyle derin bir etki bıraksın diye, muhtaç, dürüst ve takva sahibi birini bulmak için elinizden gelen çabayı gösterin." Delil olarak şunu getirmiştir:

( لا تُصَاحِب إلا مؤمناً ولا يأكل طعامَك إلا تقي )<br>«Mümin olmayanla arkadaşlık etme, yemeğini de takva sahibinden başkası yemesin.» — Tirmizi ve Ebu Davud rivayet etmiştir, hasen hadistir.

Ardından önemli bir noktayı ekler: "Yoksul kişi ne kadar fakirlikten sıkıntı çekiyor ve sadakaya muhtaçsa, sadakanın etkisi de o kadar büyük ve o kadar yüce olur!" Son olarak da sadakanın yalnızca insanlarla sınırlı olmadığını hatırlatır: "Her canlı ciğerde (canlıda) sevap vardır" — Muttefekun aleyh, merfû olarak. Bu yüzden "hastanızın şifası niyetiyle muhtaç bir hayvanı bile doyurursanız, inşallah Teâlâ o şifa bulur."

Bugün uygulayın: Sadaka vermeden önce biraz zaman ayırıp düşünün: Tanıdıklarınız arasında, komşularınız arasında ya da çevrenizde kim gerçekten muhtaç ama dilenmiyor. Böyle birini bulmak için biraz ekstra çaba gerekse de, yazarın sözüne göre sadakanın etkisi en çok burada büyür; çünkü gerçek muhtaç kişinin ihtiyacı ne kadar şiddetliyse, ona verilen yardımın bereketi de o kadar çok olur. Elinizin altında böyle biri yoksa, aç bir hayvanı doyurmak da meşru ve sevaplı bir alternatiftir; sadakayı yalnızca insanlarla sınırlı düşünmeyin. Evinizin çevresindeki aç hayvanlara ve kuşlara yiyecek vermek, su vermek — bunları da hastanın şifası niyetiyle yapabilirsiniz ve bu sadaka sayılır.

Adım 6 — Şifa veren Allah hakkında hüsnüzan besleyin

Son adım en samimi olanıdır; bu elin ameli değil, kalbin halidir. Yazar şöyle yazar: "Şifa vericiniz olan merhametli Rabbiniz hakkında hüsnüzan besleyin, O'na karşı kararlı olun ve hastanızı O'nun iyileştireceğine inanın." Sadaka verip "bir deneyip göreyim" gibi şüpheci bir tavır olmaması gerektiği konusunda uyarır; bunun yerine "kararlı, emin ve güvenli olun." Yazarın kendi ifadesiyle bu adımın temel ilkesi şudur: "Allah, kulunun zannına göre davranır... Kul O'nun hakkında hüsnüzan beslediği sürece Allah onu asla yüzüstü bırakmaz." Kitapta bu bölümde ayrıca bir hadis alıntısı yapılmamıştır; bu, yazarın kendi açıklaması ve tavsiyesi olarak gelmiştir, bu yüzden biz de burada fazladan bir senet ya da kaynak eklemiyoruz, kitabın kendi sözünü izliyoruz.

Bugün uygulayın: Sadaka verdikten sonra sonuç için sabırsızlanmayın, içinizde de şüphe beslemeyin. Günde bir kez de olsa kendinize hatırlatın: "Allah şifa vericidir, hastam için mutlaka bir hayır takdir etmiştir" — ister çabuk gelsin ister geç.

Bütün adımlara birlikte uyun

Bu altı adım birbirinden ayrı, isteğe bağlı tavsiyeler değildir; birbirini tamamlar. Helal maldan sadaka vereceksiniz, hastanın şifası niyetini taşıyacaksınız, imkânınız varsa cömert olacaksınız, ihlasla ve gizlice vereceksiniz, gerçek muhtaç insanı ya da hayvanı arayıp bulacaksınız ve son olarak Allah hakkında sağlam bir hüsnüzan besleyeceksiniz. Bu altı şey bir araya geldiğinde, yazarın ifadesiyle sadakayı "derin etki" bırakacak hale getirir. Adımlardan biri eksik kalsa bile sadaka Allah katında kabul edilmez hale gelmez; ancak bu altı adıma ne kadar çok uyulursa, sadaka o kadar tam bereketiyle gelir, diye yazar güvence vermiştir. Bugünden itibaren, bir sonraki sadakayı vermeden önce bu altı adımı bir kez hatırlayın; bu kadarcık bilinç bile sadakanızı daha anlamlı kılacaktır, inşallah.

Kaynaklar

Kur'an

  • Bakara Suresi, ayet 267 — ﴿يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا أَنْفِقُوا مِنْ طَيِّبَاتِ مَا كَسَبْتُمْ...﴾ — helal maldan harcama emri

Hadis

  • «إنما الأعمال بالنيات وإنما لكل امرئ مانوى» — «Şüphesiz bütün ameller niyetlere göredir...» — Bukhari rivayet etmiştir. (Kitapta yer alan asıl not: Kaynağın Arapça metninde "ما نوى" iki kelimesi bitişik basılmıştır; asıl nüshada doğrulanması gerekir — Arapça metin kitapta olduğu gibi bırakılmıştır.)
  • Peygamber ﷺ'in cömertliği — "sanki yoksulluktan hiç korkmuyordu" — Müslim tarafından rivayet edilmiştir. (Kitapta bu bölüm için ayrı bir Arapça asıl metin alıntılanmamıştır, yalnızca anlatımı vardır.)
  • Yedi kişinin hadisi (gizli sadaka kısmı) — «ورجل تصدق بصدقـة فأخفاها حتى لا تعلم يمينـه ما تنفق شماله» — «Ve öyle gizlice sadaka veren kişi ki, sağ eli sol elinin ne harcadığını bilmez.» — Muttefekun aleyh. (Kitabın kendi notu: Bu hadisin meşhur rivayeti «حتى لا تعلم شماله ما تنفق يمينه» şeklindedir — sol el, sağ elin ne harcadığını bilmez; asıl kitapta sağ ve sol ters basılmıştır. Asıl nüshayla karşılaştırmak gerekir; bu yazıda kitabın metni aynen bırakılmıştır ve hadis ilmindeki bu lafız düzeni tartışması hakkında kesin bir hüküm iddia edilmemiştir.)
  • «لا تُصَاحِب إلا مؤمناً ولا يأكل طعامَك إلا تقي» — «Mümin olmayanla arkadaşlık etme, yemeğini de takva sahibinden başkası yemesin.» — Tirmizi ve Ebu Davud rivayet etmiştir, hasen hadis.
  • "Her canlı ciğerde (canlıda) sevap vardır" — Muttefekun aleyh, merfû olarak. (Kitapta bu bölümün Arapça aslı ayrıca alıntılanmamıştır, yalnızca anlatımı vardır.)
  • Altıncı adım (Allah hakkında hüsnüzan) — Kitapta bu adım için ayrıca bir hadis aktarılmamıştır; bu bölüm yazarın kendi açıklaması ve nasihati olarak yer almıştır, bu yüzden buraya ek bir senet eklenmemiştir.

Bu yazı, «من عجائب العلاج بالصدقة» kitabındaki anlatımlara dayanılarak hazırlanmıştır. Asıl kitabın yazarı: bir grup talebe-i ilim (derleme).

Daha fazla oku