Bu makale Raqi Faisal Ahmed Sabit tarafından hazırlanmıştır. Bir hata fark ederseniz lütfen bize WhatsApp üzerinden +880 1886-608999 numarasına mesaj gönderin. Bengalce orijinali oku → Kur'an mealleri: Diyanet Isleri.

← Sadaka ile hastanın tedavisi

Sadaka

İbnü'l-Kayyım gerçekten sadece sadakadan mı söz etmişti?

«من عجائب العلاج بالصدقة» (Sadaka ile tedavinin şaşırtıcı delilleri) kitabında İmam İbnü'l-Kayyım rahimehullah'ın çok bilinen iki alıntısı kullanılmıştır —

Sadakarukyehadis doğrulama
Bu makalede
  1. Giriş
  2. Birinci alıntı: el-Vâbilü's-Sayyib (s. 49-50)
  3. "Belâ" ne demek — sadece hastalık mı?
  4. Hadisin bağlamı: "ميتة السوء" (kötü ölüm)
  5. Peki bu alıntı sadaka tedavisinin delili değil mi?
  6. İkinci alıntı: Zâdü'l-Meâd (4/10-11)
  7. Listeye dikkat edin — sadaka tek başına değil
  8. İbnü'l-Kayyım aslında ne iddia ediyor
  9. Bu kitabın hatası mı, yoksa aldatma mı?
  10. Bu bağlamı bilmenin faydası ne?
  11. Pratik Tavsiyeler
  12. Sonuç
  13. Kaynaklar
  14. Âlimlerin Açıklaması
  15. Diğer Güvenilir Kaynaklar

Giriş

«من عجائب العلاج بالصدقة» (Sadaka ile tedavinin şaşırtıcı delilleri) kitabında İmam İbnü'l-Kayyım rahimehullah'ın çok bilinen iki alıntısı kullanılmıştır — biri "el-Vâbilü's-Sayyib" eserinden, diğeri "Zâdü'l-Meâd"dan. Bu iki söz İslami kitaplarda, konuşmalarda ve sosyal medya paylaşımlarında defalarca karşımıza çıkar, üstelik her seferinde hemen hemen aynı şekilde — sadakanın hastalıkları iyileştirebileceğinin delili olarak.

Bu iki söz tamamen doğrudur — kelimesi kelimesine İbnü'l-Kayyım rahimehullah'ın sözleridir. Kitap burada ne yalan söylemiş ne de söz uydurmuştur. Ancak bir alıntının kelimeleri doğru olsa bile, alındığı bağlam düşerse, okuyucunun zihninde asıl yazarın aslında yapmadığı bir iddia oluşabilir. Bu yazıda iki alıntının çevresinde neler olduğuna bakacağız — İbnü'l-Kayyım rahimehullah'ın öğretisi küçültülmeden, daha bütüncül anlaşılsın diye.

Birinci alıntı: el-Vâbilü's-Sayyib (s. 49-50)

Kitapta alıntılanan Arapça cümle şöyledir:

«فإنَّ للصَّدَقة تأثيراً عجيباً في دفع أنواع البلاء، ولو كانت مِن فاجر أو مِن ظالِم، بل من كافر! فإنَّ الله تعالى يدفع بها عنه أنواعاً من البلاء؛ وهذا أمرٌ معلوم عنْدَ الناس خاصتهم وعامتهم، وأهل الأرض كلهم مُقرُّون بـه لأنهم جرَّبوه»

Anlamı: «Şüphesiz sadakanın, çeşitli bela ve musibetleri defetmede şaşırtıcı bir etkisi vardır — sadaka bir facirden ya da zalimden, hatta bir kâfirden bile olsa! Çünkü Allah Teâlâ onunla ondan çeşitli belaları uzaklaştırır. Bu durum insanlar arasında iyi bilinir — hem seçkinler hem de halk arasında; yeryüzündeki bütün insanlar bunu kabul eder, çünkü onu denemişlerdir.»

Bağımsız doğrulamada, bu cümlenin birden fazla kaynakta birebir bu kelime dizilişiyle bulunduğu ve «el-Vâbilü's-Sayyib ص:50-49» (s. 49-50) olarak alıntılandığı görülmüştür — yani kitabın sayfa numaraları da örtüşmektedir. Buraya kadar kesindir.

"Belâ" ne demek — sadece hastalık mı?

Burada asıl rolü oynayan kelime البلاء (el-Belâ) — anlamı sıkıntı, musibet, imtihan, zorluk. Bu geniş (broad) bir Arapça kelimedir; yoksulluk, kazalar, düşmanlık, ölüm, hastalık — hepsi kapsamına girer. İbnü'l-Kayyım rahimehullah burada sadakanın "أنواعاً من البلاء" — yani "çeşitli sıkıntıları" — defettiğini söylüyor. Bu cümlede özellikle bedensel hastalıklardan söz etmiyor; daha çok kapsamlı, genel bir iddiada bulunuyor.

Hadisin bağlamı: "ميتة السوء" (kötü ölüm)

Asıl eserde bu cümlenin hemen ardından İbnü'l-Kayyım rahimehullah, Tirmizi'de rivayet edilen Enes bin Malik (radıyallahu anh)'ın hadisini zikreder; burada Peygamber ﷺ şöyle buyurmuştur:

«إن الصدقة تطفئ غضب الرب، وتدفع ميتة السوء» — «Şüphesiz sadaka Rabbin gazabını söndürür ve kötü ölümü engeller.»

Dikkat edin — burada verilen belirli örnek "ميتة السوء" (kötü ölüm)'dür, hastalıktan kurtulma değil. Bu da bu bölümün asıl konusunun sadaka yoluyla genel olarak sıkıntıyı önlemek olduğunu gösterir (buna belki hastalık da girebilir, ama metin bunu kendisi açıkça söylemiyor) — özellikle bedensel hastalığın iyileşmesi değil.

Peki bu alıntı sadaka tedavisinin delili değil mi?

Buna doğrudan "hayır" demek de doğru olmaz. "Belâ" içine hastalıkların da girebileceği kuşkusuzdur — bu makul bir genişletmedir (extension). Ancak bu belirli ifade kendi başına "sadaka hastalığı iyileştirir" şeklindeki dar iddiayı ortaya koymuyor — kapsamlı bir iddiada bulunuyor ve bunun muhtemel bir parçası da hastalıktan kurtulmadır. Fark ince ama önemlidir: genel bir ilkeyi belirli bir uygulamayla sınırlı göstermek bir tür basitleştirmedir; bu, asıl sözü yanlış kılmaz ama kapsamını daraltır.

(Küçük bir şeffaflık notu: Bu alıntıda s. 49-50 numaralarının tam olarak hangi yayın baskısıyla örtüştüğü bu doğrulama sürecinde kesin olarak belirlenemedi — çünkü farklı yayınlarda sayfa numaraları farklıdır (örneğin Dârü'l-Hadis baskısında bu s. 31'te bulunur). Ancak cümlenin asıl anlamı ve kelime dizilişi birden fazla bağımsız kaynakta birebir örtüşerek doğrulanmıştır.)

İkinci alıntı: Zâdü'l-Meâd (4/10-11)

Kitapta alıntılanan ikinci cümle daha uzundur:

«ها هنا من الأدوية التي تشفي من الأمراض ما لم يهتدِ إليها عقولُ أكابر الأطباء، ولم تصِلْ إليها علومُهُم وتجاربهم وأقيستهم من الأدوية القلبية والروحانية وقوة القلب واعتماده على الله والتوكل عليه، والالتجاء إليه، والانطراح والانكسار بين يديه، والتذلُّل له، والصدقة، والدعاء، والتوبة والاستغفار، والإحسان إلى الخلق وإغاثة الملهوف والتفريج عن المكروب؛ فإن هذه الأدوية قد جربتها الأمم على اختلاف أديانها ومللها فوجدوا لها من التأثير في الشفاء ما لا يصل إليه علم أعلم الأطباء ولا تجربته ولا قياسه؛ وقد جَرَّبنا نحنُ وغيرنا من هذا أموراً كثيرة ورأيناها تفعل ما لا تفعل الأدوية الحسية!»

Anlamı: «Burada öyle ilaçlar vardır ki hastalıktan şifa verir; oysa büyük hekimlerin aklı bunlara ulaşamamış, onların bilgisi, tecrübesi ve tahmini bunlara erişememiştir — bunlar kalbe ve ruha ait ilaçlardır: kalbin gücü, onun Allah'a dayanması ve tevekkülü, O'na sığınması, O'nun huzurunda kendini serip kırılması, O'na boyun eğmesi, sadaka, dua, tövbe ve istiğfar, yaratılmışlara ihsan, darda kalana yardım ve kederlinin sıkıntısını hafifletmek. Bu ilaçları farklı din ve milletlerden topluluklar denemiş, şifa konusunda bunların, en büyük hekimin bilgisinin, tecrübesinin ya da tahmininin ulaşamayacağı bir etkisini görmüşlerdir. Biz kendimiz de, bizden başkaları da bu türden pek çok şeyi denedik ve bunların maddi ilaçların yapamadığı şekilde işlediğini gördük!»

Listeye dikkat edin — sadaka tek başına değil

Bu bölümün en önemli noktası şudur: İbnü'l-Kayyım rahimehullah burada tek bir amelden değil, bir listeden söz ediyor. Listede şunlar var:

  • Tevekkül (Allah'a güvenme)
  • Allah'a sığınma ve alçakgönüllülük
  • Sadaka
  • Dua
  • Tövbe ve istiğfar
  • İhsan (yaratılmışlara iyi davranma)
  • Darda kalana yardım ve kederlinin sıkıntısını hafifletme

Sadaka bu listenin sadece bir parçası — yedi sekiz amelden biri. "Büyük hekimin bilgisinin bile ulaşamadığı" bu şaşırtıcı etkinin payını İbnü'l-Kayyım rahimehullah bu listenin bütününe birlikte veriyor, sadece sadakaya tek başına değil.

İbnü'l-Kayyım aslında ne iddia ediyor

Biri bu bölümün tamamından yalnızca "sadaka" sözcüğünü alıp "İbnü'l-Kayyım, sadakanın tek başına hekimlerin çare bulamadığı hastalıkları iyileştirdiğini söyledi" derse, asıl söz daraltılmış olur. İbnü'l-Kayyım rahimehullah'ın gerçek iddiası şudur: tevekkül + dua + tövbe + istiğfar + sadaka + ihsan + darda kalana yardım — bunların hepsi birlikte yapıldığında, tek bir amelle iddia edilmeyen bir etki görülür.

(Burada da küçük bir şeffaflık notu gerekiyor: Bu alıntının baştaki ifadesi harfi harfine yüzde 100 doğrulanamadı — farklı kaynaklarda küçük ifade farkları bulundu. Ancak listedeki ameller ve son cümle «ورأيناها تفعل ما لا تفعل الأدوية الحسية» birden fazla bağımsız kaynakta tutarlı biçimde doğrulandı ve her yerde «Zâdü'l-Meâd 4/10-11» olarak alıntılanıyor. Dolayısıyla asıl söz güvenilirdir; ancak kelime dizilişinin her harfini belirli bir basılı baskının sayfasını açarak doğrudan karşılaştırmak bu doğrulamada mümkün olmadı.)

Bu kitabın hatası mı, yoksa aldatma mı?

Hayır, hiçbiri değil. Kitap iki alıntıyı da kelimesi kelimesine doğru aktarmıştır — hiçbir kelimeyi değiştirmemiş, hiçbir söz uydurmamıştır. Olan şey, pek çok İslami yazıda görülen yaygın bir eğilimdir: geniş (broad) bir anlatımdan, belirli bir konuyu (burada: bedensel hastalık) desteklemek için ilgili bir bölümü almak. Bu sahtekârlık değil, bağlamın genişletilmesi (generalization)dir — herhangi bir okuyucu, davetçi ya da yazar tarafından yapılabilir, özellikle de alıntı zaten pek çok yerde bu şekilde yaygınsa.

Bu bağlamı bilmenin faydası ne?

Bu asıl bağlamı bildikten sonra İbnü'l-Kayyım rahimehullah'ın öğretisi küçülmez — aksine daha zengin ve bütüncül hâle gelir. Bize sadece tek bir şeyi yapınca bütün sorunların çözüleceğini söylemiyor. Diyor ki — bir insan birlikte Allah'a güvenir, dua eder, tövbe ve istiğfar eder, sadaka verir, insanlara güzel davranır ve zor durumdakilere yardım ederse — o bütüncül yaşayışın, tek bir amelden beklenemeyecek bir etkisi oluşur.

Sadaka bu sepetin önemli, değerli bir unsurudur — ama tek unsuru değildir. Yalnızca sadaka verip oturan, dua, tövbe, istiğfar ya da iyi amelleri bırakan hasta, İbnü'l-Kayyım rahimehullah'ın asıl tavsiyesinden mahrum kalmış olur.

Pratik Tavsiyeler

Bu seriyi okuyup sadakayı tedavinin bir vesilesi olarak benimsemek isteyen biri, İbnü'l-Kayyim rahimehullah'ın gerçek öğretisini izleyerek aşağıdakilerin hepsini birlikte yapmaya çalışsın — yalnızca birinde durmadan:

  1. Tevekkül — Allah'a tam güvenmek, tedaviyi de yapmak ve sonucu Allah'ın eline bırakmak.
  2. Dua — Allah'tan düzenli ve tam bir odaklanmayla şifa dilemek.
  3. Tövbe ve istiğfar (af dileme) — Geçmişteki günahlardan dönmek ve bağışlanma dilemek.
  4. Sadaka — Gücünüz yettiğince düzenli olarak sadaka vermek, özellikle hasta adına.
  5. İhsan — İnsanlara karşı güzel davranmak.
  6. Sıkıntıdakine yardım — Başkasının sıkıntısını hafifletmek için öne çıkmak.

Sonuç

İbnü'l-Kayyim rahimehullah'ın iki alıntısı da doğrudur, güçlüdür ve sadakanın değerini ortaya koyar. Ancak birincisi esas olarak genel "bela"nın önlenmesiyle ilgilidir — bunun bir örneği kötü ölümdür, özellikle hastalık değildir — ikincisi ise sadakayı tek başına değil, altı-yedi amelden oluşan bütüncül bir listenin parçası olarak sunar. «Sadaka ile Tedavi» kitabı bu sözleri doğru biçimde alıntılamıştır — yalnızca bağlam tam gösterilmezse okurun zihninde dar bir anlayış oluşabilir. Asıl bağlamı bilirsek İbnü'l-Kayyim rahimehullah'ın öğretisini daha derinlemesine ve daha bütüncül biçimde uygulayabiliriz.

Kaynaklar

Âlimlerin Açıklaması

el-Vâbilü's-Sayyib (s. 49-50):

  • İmam İbnü'l-Kayyim rahimehullah, «el-Vâbilü's-Sayyib mine'l-Kelimi't-Tayyib», s. 49-50 (alıntının sayfa numarası birden fazla çevrimiçi kaynakta aynı şekilde verilmiştir; ancak bu belirli sayfa numarasının tam olarak hangi yayın baskısına ait olduğu bu doğrulamada kesin olarak belirlenememiştir — Dârü'l-Hadis baskısında aynı cümle s. 31'te bulunur; bu da sayfa numarasının baskıya göre farklı olduğunu gösterir).
  • Bölümün bağlamına göre, alıntıdan hemen sonra Tirmizi'de rivayet edilen Enes b. Malik radıyallahu anh'ın hadisi gelir: «إن الصدقة تطفئ غضب الرب، وتدفع ميتة السوء» (Şüphesiz sadaka Rabbin gazabını söndürür ve kötü ölümü önler) — bu da tartışmanın asıl konusunun genel "bela"nın önlenmesi olduğunu, özellikle hastalığın iyileşmesi olmadığını gösterir.

Zâdü'l-Meâd (4/10-11):

  • İmam İbnü'l-Kayyim rahimehullah, «Zâdü'l-Meâd fî Hedyi Hayri'l-İbâd», et-Tıbbü'n-Nebevî (Peygamber Tıbbı) bölümü, cilt 4, s. 10-11 — kalbî ve ruhsal ilaç (الأدوية القلبية والروحانية) ile ilgili kısım.
  • Bu alıntıda anlatılan amellerin listesi: tevekkül, Allah'a sığınma, sadaka, dua, tövbe, istiğfar, ihsan, sıkıntıdakine yardım ve kaygılı kişinin sıkıntısını hafifletme — birden fazla bağımsız kaynakta tutarlı biçimde doğrulanmıştır.

Diğer Güvenilir Kaynaklar

  • Ebû Ümâme el-Bâhilî radıyallahu anh'dan rivayet edilen «Dâvû merdâkum bis-sadaka» (Hastalarınızı sadaka ile tedavi edin) hadisi — Elbânî rahimehullah hasen demiştir (Sahîhü'l-Câmi, no. 3358).
  • Bukhari (1435) ve Muslim (144)'de rivayet edilen Huzeyfe b. el-Yemân radıyallahu anh'ın hadisi — oruç, namaz, sadaka, iyiliği emretmek ve kötülükten sakındırmanın fitnenin keffareti olması hakkında.
  • Tirmizi'de rivayet edilen Enes b. Malik radıyallahu anh'ın hadisi — sadakanın kötü ölümü önlemesi hakkında.

Bu yazı, «من عجائب العلاج بالصدقة» kitabında alıntılanan İmam İbnü'l-Kayyim rahimehullah'ın sözlerinin bağlamı bağımsız olarak doğrulanarak hazırlanmıştır.

Daha fazla oku